Reklam
Bir Empati Yeter (mi?)
Kişisel Gelişim Uzmanı Şule Kaya

Kişisel Gelişim Uzmanı Şule Kaya

Bir Empati Yeter (mi?)

15 Mayıs 2020 - 16:17

Empati yıllar öncesinde defalarca konuşuldu, yıllardır yine konuşuluyor ve bundan yıllar sonra bile konuşulmaya devam edecek çünkü insanı ilgilendiren bir konu...

Empati, sağlıklı iletişimin bir parçasıdır. İletişim, çok geniş bir alan, empati ise bu alana açılan kapılardan sadece bir tanesidir. Empati, doğuştan gelen bir yetenek değil, yaşam mücadelemiz boyunca çaba göstererek ve emek sarf ederek elde edeceğimiz bir davranıştır. Bugün dışarıya çıkıp insanlara sorsak; çoğunluk empatinin anlamının kişinin kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak olaylara onun bakış açısı ile bakmak, düşünce ve duygularını anlamaya çalışmak demek olduğunu bilir.

Bizler evimize, arabamıza, aynadaki görüntümüze gösterdiğimiz özeni ruhumuza, iç dünyamıza göstermeyerek, dolayısıyla da kendimizi tanımadığınız için uygulama konusunda da maalesef sınıfta kaldığımız bir iletişim yöntemidir. Çünkü önceliklerimiz farklı... Ruh doyumunun gerekliliklerine inanmayan insanlar, çocuklarının sadece karınlarını doyurarak onları beslediğini zannetmeye devam ettikçe, ne ebeveynler ne de onların eseri olan çocuklar adı var ama kendi yok tarzında empatiden sadece haberdar olacaklar belki de.

Empati, karşıdaki insanı anlamaya çalışmaktı ya; bu aslında böyle değil, böyle olduğu sanılan bir düşüncedir. Biz karşımızdaki insanı anlamıyor, anladığımızı sanıyoruz. Zan ile kesin hükümler verip, onun aklından geçirdiklerini bile okuduğumuzu sanarak bir de akıl vermelere kalkışıyoruz. Aman dikkat; başkasına akıl verirken, kendimize de bırakalım biraz; olur mu?

Niye böyle yapıyoruz?  Çünkü kendimizi tanımıyoruz fakat tanıdığımızı sanıyoruz.  Böyle olunca da yaşanılan iletişim kazaları kaçınılmaz oluyor. Bir insanı tanımanın yolu kendimizi tanıyor olmaktan geçiyor. Kendimizi tanıdığımız oranda bir başkasını tanıma hususunda başarılı olabiliyoruz.

"Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi karşınızdaki insana yapmayarak" empatiye hayatınızda yer açmaya başlayabilirsiniz. "Kişi kendisi için istemediğini kardeşi içinde istemediği sürece iman etmiş sayılmaz." hadis-i şerif inde buyurulduğu gibi, sadece ben demeyerek ilk adımınızın devamını getirebilirsiniz.

Empati,  kendinizi yok sayarak bir şeyler yapmak, kendinizden vazgeçmek, kendiniz dışında başka insanları önemsemek demek değildir.  Tıpkı bu hadiste olduğu gibi işin içinde hem siz hem muhatabınız vardır.

Empati, karşılaştığınız ya da hayatınızdaki insanların problemleri ile bütünleşip, o problemi sanki siz yaşıyormuşsunuz gibi elem ve üzüntü yaşamanız demek değildir.  Bu empati değil, sempati olur. Empati sizi muhatabınıza yardımcı olmaya sevk ederken, sempati sizin yaşam kalitenizi düşürür. Hatta düşürmekle kalmayıp, hem bedensel hem de ruhsal olarak hasta edebilir.

Karşımızdaki insanı anlamak ona saygı duymamızı sağlar. İnsan ilişkilerindeki çoğu problem saygısız tutumdan kaynaklanır.  Hataları değil kişiliği eleştirmek, saygısızlık ateşini körükler.  İnsanların hatalarını onaylamak değildir bu durum; hakaret etme hakkımızın olmadığını bilerek haddimizi aşmamış olmayı bilmemizi gerektirir. Halim selim iken birden öfkeden deliye dönen insanların içindeki canavarı ortaya çıkaran saygısızlıktır.

İlişkilerde empati yeter mi?

Eğer yetseydi, biz bugün empati eksikliği diye bir sorundan yakınır mıydık?

Bence yeterli değil... Yeterli olmadığı, gerekli olmadığı anlamına gelmez elbette.

İlişkilerde empati kadar telepati de büyük önem taşır. Hatta biz hayatı telepati ile yaşarız desem abartmış olmam. Empati beden dili iletişim modeli iken, telepati zihinsel iletişim modelidir. İnsanlar telepatik iletişimi zaten bilinçsiz olarak uyguluyorlar.

Biz sürekli içimizde konuşuruz.  Negatif konuşuruz, pozitif konuşuruz ama konuşuruz.  Telepatik iletişim karşılıklıdır. Olumlu ya da olumsuz düşüncelerimizin, yine olumlu ya da olumsuz karşılık bulduğu bir enerjisi vardır.  Bu duyguları beslediğimiz kişi ile ilgili gelişen düşüncelerimiz, aynı anda o insanlarında bunu aynı enerji ile hissetmesini sağlar.

Telepati, zihinsel iletişimdir fakat bunu karşılığı davranış olarak yansır. Çünkü düşünce duyguya, duygu da davranışa dönüşür.  Hiç bir nedeniniz bile yokken birinden nefret etmek ya da sebepsiz olarak bizden nefret edilmesi boşuna değildir.  Onun veya sizin düşünceleriniz telepati ile zihinlere transfer olur ve aynı şekilde karşılık bulur.

Telepati çoğunlukla bilinçsiz olarak gerçekleşir.  Bu konuda farkındalığa ulaşıp bilinçli bir hâle dönüştürürsek, hayatımızdaki dönüşümü de bambaşka olacaktır. Biz isteklerimizi ya da ihtiyaçlarımızı dile getirmiyoruz, karşımızdaki insanın bizi anlamasını bekliyoruz. Bu durumda tavşan dağa küsüyor ama dağın bundan haberi bile yok...

Bazen tüm çabalarınız karşılığını bulmayıp, muhatabınız size kendini kapatabiliyor. Öncesinde bu zemini hazırlayan sebepler oluşuyor tabi ki... Kişiye ve duruma göre farklılık gösterebilir bu durum... Ne yaparsanız yapın, size kendi dünyasının kapılarını açmayabiliyor. Bu 

durumda kişisel algılama devreye girer ve empati yetersiz kalabilir. Telepatik olarak düşünce ve duygularımızı muhatabımıza ulaştırabilmek daha geçerli bir iletişim yöntemi olacaktır.

Kişisel algılama bir süre sonra benmerkezcilik oluşturur ve insanlar kendilerini savunma ihtiyacı hissederek savunma mekanizması geliştirir.  Bu kez de empatiyi karşısından bekleyerek " ben onun bana karşı davranışlarından dolayı böyle yaptım.  Şimdi kendini benim yerime koysun ve beni anlamaya çalışsın " demeye başlayacaktır.

Empatinin yeterli gelmemesindeki kilit nokta başta da belirttiğim üzere saygıya dayanıyor. Eğer taa en başında insanların yaşadığı problemi küçük görmeden dinleyip anlamaya çalışmayınca, "Bunu mu sorun ediyorsun, hayatta daha neler var’"  diye onları başka şekilde etiketleme yapınca, üzüldüğü bir konuyu paylaşmak için size ulaştığında kendi yaşadığınız sorunlardan bahsedip "benim derdim senin derdini döver " diye üste çıkmaya çalışınca, gönlünün kapılarını her açışında  " sorun dinlemek istemiyorum " diye araya mesafe koyunca... Sorarım size; empati yeterli gelir mi?

Sizde empatinin yetmediğini mi düşünenlerden misiniz?

Sizde empatileştiremediklerimizden misiniz?

Şule KAYA

 

Kişisel Gelişim Uzmanı

İdealist Genç Düşünürler Derneği Kadın Kolları Başkanı

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar