DİYARBAKIR ANNELERİ
  • Reklam
Dr İmbat MUĞLU

Dr İmbat MUĞLU

KORONAVIRÜS BIR BIYO-TERÖR ARACI MI?

DİYARBAKIR ANNELERİ

22 Kasım 2020 - 19:03

Hacire Akar’ın oğlu Mehmet Akar’ı bulmak için 22 Ağustos 2019’da HDP Diyarbakır İl
Başkanlığı önünde başlatmış olduğu oturma eylemi kısa sürede çığ gibi büyüdü. Hacire
Akar'ın oğlu için gösterdiği mücadele, benzer acıyı yaşayan diğer ailelere de örnek oldu.
Aileler, yazın sıcağında kışın soğuğunda eylemlerine ara vermeden devam etti. 431 gündür
yüzlerce aile Diyarbakır’da çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığı
iddiasıyla HDP il binası önünde oturma eylemi yapmaktadır. Bebek katili PKK terör
örgütünde ve siyasi uzantısı olan HDP’den çocuklarını isteyen ailelere 4’üncü kez ziyarette
bulunarak, onlara destek vermek için yine Diyarbakır’da annelerimizin yanındaydım.
Annelerle tek tek görüştüm her ailenin derdi ortak, istekleri ortak. ‘Evlatlarını bir an önce
terörün pençesinden kurtarmak.’ Çocukları HDP aracılığıyla terör örgütü PKK’ya kaçırılan
ailelerin Diyarbakır HDP İl Başkanlığı önünde başlatmış oldukları direniş devrim
niteliğindedir. Diyarbakır Annelerinin bebek katili PKK terör örgütüne gösterdiği bu direnç
terörle mücadelede çok önemlidir. Çünkü bölge halkının PKK’ya gösterdiği bu tepki güvenlik
güçlerimizin örgütü yurt içinde ve sınır ötesinde bitirmek için başlattığı sürecin en önemli saç
ayağını oluşturmaktadır. PKK yıllardır şehir yapılaşması olan KCK aracılığıyla dağ
kadrolarına militan kazanmak için çok geniş bir terör ağı oluşturmuş ve bu terör ağına ise en
büyük destek legal görünümde olan HDP’den gelmiştir. Güvenlik güçlerince HDP il/ilçe
binalarına şimdiye kadar yapılan her operasyonda bilgisayarlar, dijital cihazlar ve suç unsuru
olabileceği değerlendirilen belgelerin birçoğunda terör örgütü PKK mensuplarının ve
ailelerinin bilgilerinin olduğu görülmüştür. Örneğin kısa bir süre önce HDP Diyarbakır İl
Binasına yapılan operasyon sonucunda bulunan belge ve defterde, terör örgütü PKK
mensuplarınca kaçırılan evlatlarını geri almak için HDP önünde nöbet tutan ailelerle ilgili
bilgilere de rastlandı. Defteri inceleyen ekipler, evlat nöbetine katılan ailelerin çocuklarına ait
bilgiler buldu. Defterde evlat nöbetindeki ailelerin çocuklarının örgüt içindeki kod adları ile
bilgilerin bulunduğu belirlendi. Yapılan incelemede, terör örgütü PKK’ya katılımların HDP
üzerinden gerçekleştiği somut bir şekilde ortaya konuldu. HDP’nin kontrolündeki her bina her
ofisin eli kanlı terör örgütü PKK’ya “asker” alma ofisi gibi çalıştığı bilinen bir gerçek. Hal
böyle olunca çocuklarının peşindeki pek çok aile çocuğunun akıbetini öğrenmek ve hesabını
sormak için HDP’nin kapısına gidiyor. Görüştüğüm her aile; çocuklarını HDP’nin kadın ve
gençlik merkezlerinde bulunan yöneticiler tarafından bir şekilde kandırılarak, ailelerden
koparıldığını anlatıyor. Pek çoğunun dilinde aynı şey: HDP çocuğumuzu dağa
çıkardı! PKK’nın kuruluşundan itibaren gerek baskılar gerekse kandırma ve çeşitli vaatler
yoluyla 30 bine yakın çocuk örgüt saflarına katıldı. Bu yöntemlerle PKK’ya katılanların yaş
ortalamasının yaklaşık 19 olduğu ve hatta kadınlarda bu yaşın 17’ye düştüğü bilinmektedir.
PKK yıllardır çocuklar ve gençleri farklı yöntemler kullanmak suretiyle bünyesine katmakta,
onları zaman içerisinde örgütün militanlarına dönüştürerek pek çok farklı şekilde istismar
etmektedir. Kandırma başta olmak üzere kaçırma ve zorla alıkoyma gibi devşirme
yöntemlerinde PKK’nın sözde sivil uzantıları aktif bir rol oynamaktadır. Çocukların elinden
kalemlerini alarak, silah veren örgüt; bu çocukları sevmeden, mürüvvetlerini göremeden,
dahası gün yüzü göremeden Kandil’in mağaralarında terine barut kokusu bulaşmış birer
militan yapıyor. Örgütün sözde üst düzey yöneticilerinin ve HDP yöneticilerinin çocuklarının
ise çoğu yurt dışında çok özel şartlarda okumakta iken militan olan bu çocukların birçoğu toz,kir, ter, kan içinde elindeki silahıyla, üstündeki bombalarla dağ bayır aşıp masum insanları
öldürmek için yol alırken kendi hayatlarını da kaybediyor. PKK ve HDP’nin anlatısı
üzerinden yalan bir hayal üzerine yol alırken gençliklerinin baharında beklemedikleri bir anda
üzerlerine bir bomba düşüyor ve aslında zaten hiç yaşamadıkları hayatları böyle sonlanıyor.
Bir hiç uğruna yitip giden onca can. Anneleri ise haberlerde “Bugün üç terörist etkisiz hale
getirildi” cümlesini duyuyor sadece. Anneler bu cümleyi duymamak için bugün Diyarbakır’da
nöbet tutuyorlar her türlü tehdide ve zorluğa rağmen. Evlatlarının ölüm haberi yerine
mürüvvetlerini görmeyi bekleyen anneler bunlar. Belki paramparça olmuş, tanınmayan bir
bedeni gömmek yerine kucağına yeni hayat almak, torun sevmek isteyen anneler. Bu yüzden
Kürt anaların PKK ve HDP’ye isyanı çok önemli. Kürt annelerin eylemine ve haykırışına
karşı kulakları tıkalı HDP’nin temsil iddiasındaki Kürtlere ne kadar yabancı olduğunu bir kez
daha göstermiştir. Kürt aileler artık HDP’nin kirli siyasetini ve kanlı yüzünü görüyorlar. HDP
eşittir PKK, PKK eşittir şiddet ve terör, şiddet ve terör ise eşittir zulüm ve bölücülük. Yüreği
evlat hasretiyle yanan ve bekleyişini sürdüren Kürt anaların seslendirdiği “Bizim çocuklar
dağda, onlarınki kolejde” ve “Batsın Kürdistan davanız” cümlelerine ve feryatlarına kulak
tıkayanlar size son sözüm sizde inşallah bu analarla aynı kaderi yaşarsınız. Kürt annelerinin
destansı gayretine ve teröre karşı devrim hareketine herkesçe destek verilmeli. Unutmayınız
ki terör örgütü PKK’nın elinden kurtarılan her genç örgütün kesilen bir damarı olacaktır.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar