Türkiye İçin Alarm Vakti
Şahin ALTINTAŞ

Şahin ALTINTAŞ

Türkiye İçin Alarm Vakti

18 Nisan 2021 - 13:17

Mart 2020’den beri tüm dünya ülkeleri ile birlikte ülkemizde tüm imkânları ile birlikte covid-19 salgını ile bir mücadele halinde. En başta sağlık profesyonelleri olmakla birlikte tüm kamu çalışanları büyük bir gayret ve özveri ile pandemi sürecini en az hasarla atlatmak noktasında çalışıyorlar. Ülkemiz açısında benzeri görülmemiş bir süreç yaşıyoruz, elbette bu tüm yada içinde böyle.  Kamu kuruluşları tarafında bu sürecin halk sağlığına etkisini sıfırlamak için Birçok alanda sayısız değişik ve yenilikler hayata geçirildi. Gerek kısıtlamalar gerekse alınan diğer önlemlerin hepsi ülkemizde ki Covid kaynaklı tüm ölümleri durdurmak için yapılıyor. Yapılan tüm müdahaleler, alınan tüm önlemler elbette büyük bir planlama ve bilimsel temele dayandırılarak yapılmaktadır. Fakat toplum mühendisliği ne kadar iyi kurgulanırsa kurgulansın gelinen nokta da bazı durumlarda istenilen sonuçlar alınamıyor. Bu da takdir edersiniz ki hayatın doğal akışı içerisinde olabilecek bir durumdur. Çünkü toplumun tamamı olaylara aynı şekilde tepki vermeği gibi meseleyi de aynı şekilde ele almıyor. Maalesef durum böyle olduğunda alınan onca tedbir birkaç gün içinde heba olabiliyor. İşte böyle kötü senaryoların gerçekleşmemesi ve bilim insanlarımızı yönlendirmeleri dâhilinde sonuca en sağlıklı şekilde ulaşabilmemiz için toplum olarak sorumluluklarımızın bilincinde olmalıyız.

Sorumluluklarımızdan kamu idaresinin eksiklik olarak gördüğümüz noktalarda eleştiri yaparak kaçamayız, kaçmamalıyız. Çünkü bizler başta kendimiz, yakın çevremiz olmak üzere tüm toplumdan sorumluyuz. Bu sorumluluğu da yerine getirebilmemiz içinde sağlık otoritelerinin bizlere söylediği kurallara harfiyen uymalı ve böylece süreci daha okunabilir, daha sağlıklı ilerleyebilir hale getirebiliriz.

Covid-19 pandemi süreci dünya ülkelerini sadece sağlık açısından değil; Ekonomi, endüstri, turizm ve eğitim gibi birçok alanda son derece olumsuz etkiledi. Gelinen noktada en inovatif gözüken, kamu içerisinde hantallığı en az dediğimiz ülkeler bile çaresiz ve plansız kaldılar. Şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim ki Türkiye olarak sürecin en başından beri son derece sağduyulu ve kontrollü bir yol izledik. Fakat gelinen son bir ay içerisinde bazen elde olmayan bazen ise rehavete kapılarak maalesef olumsuzlaşan tabloya ülkece olumsuz anlamda katkı sağlıyoruz.

Unutulmamalıdır ki devlet ne kadar sert önlemler alırsa alsın bizler halk olarak bu önlemleri özümseyip, benimsemez isek bu önlemlerin hiçbir önemi kalmaz. Aksine süreç her geçen gün daha kötüye gider, tıpkı bugün ki tabloda olduğu gibi.

Vaka sayılarının 60.000’leri geçtiği bu günlerde biliyorum ki hepimiz büyük bir üzüntü ve endişe ile süreci takip ediyoruz. Ama bunu değiştirmek bizlerin elinde ve biz ülke olarak bu sorunun altından kalkabiliriz. Yapmamız gereken; uzmanları dinlemek, devletin öngördüğü ölçüde sorunun çözümü olacak uygulamaya çalıştığı yönteme uymak ve çevremizi bilinçlendirmek.

Bu süreçte hayatını kaybeden başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızı düşündüğümüzde inanıyorum ki çok daha sağduyulu ve dikkatli hareket edeceğiz. 

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar