• Reklam
Aşı ol Virüsten Korun
Şahin ALTINTAŞ

Şahin ALTINTAŞ

Aşı ol Virüsten Korun

17 Haziran 2021 - 20:56

Korona virüs pandemi sürecinde bir yılı geride bıraktık. Tüm dünya da olduğu gibi ülkemizde de çok zorlu bir süreç geride kaldı. Geride kaldı diyorum çünkü aşının bulunmasıyla bu süreci daha kontrol edilebilir ve daha öngörülebilir bir noktadan ele alabiliriz. Dünya tarihinin en hızlı aşı keşif çalışmalarına hep birlikte şahit olduk. Birçok kişinin aşı üretim süreciyle alakalı olarak kafasında çeşitli soru işaretlerinin oluştuğunu gelen sorularla görebiliyoruz. Öncelikle aşı üretim sürecini değinip sonrasında neler yapmalıyız bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Dünya tarihi gerek bakteri gerekse virüs kaynaklı olmak üzere birçok salgın ve bulaşıcı hastalıkla karşı karşıya kaldı. Bu hastalıkların aşıları bazen iki yıl gibi kısa bir süre de üretilebilirken bazen ise bu süre elli gibi uzunca bir periyoda yayılmıştır. Üstelik bazı hastalıkların aşısı halen bulunamamıştır. Bunun nedenini şöyle açıklamak gerekiyor; virüs veya bakteri kaynaklı bir hastalığın tedavi edici ilaç veya aşısını bulabilmek için öncelikle hastalık etkeni olan virüs veya bakteriyi tespit ederek izole etmek daha sonra hastalık oluşturma mekanizmasını çözümleyip buna karşı vücudun koruma mekanizmasını harekete geçirecek bir bilimsel metot oluşturmak. Bu açıdan bakıldığında aşıların neden kısa veya uzun süreli zaman dilimlerinde keşfedildiğini anlamak daha kolay olacaktır.

Diğer bir nokta ise Çin menşeili salgına karşı aşının da ilk olarak Çin tarafından üretilmiş olmasıdır. Bu da bir hayli kafa karıştırıcı duruyor.( Birçok komplo teorisi olmasına rağmen biz meseleye bilimsel ve akademik olarak bakmalıyız.) Bunun sebebi ise ekonomi ve bilimsel ar-ge yatırımları ile alakalı, Çin sağlık teknolojileri alanında mikro ve büyük ölçekli birçok çalışmaya gerek devlet olarak gerekse bağımsız enstitüler olarak milyarlarca dolar kaynak sağlamaktadır. Bu durum Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya Federal Cumhuriyeti içinde benzerdir. Ülkelerin gerek devlet gücü olarak gerekse sağlık alanında faaliyet gösteren özel sektör olarak ekonomileri ne kadar güçlü ise ar-ge yatırımları da o denli güçlü ve derinlikli oluyor. Bu da onlara aşı ve ilaç endüstrisinde büyük avantaj sağlıyor.

Aşı hangi ülkeden gelirse gelsin, hangi firmanın aşısı olursa olsun; öncelikle Dünya Sağlık Örgütü gibi bağımsız ve uluslararası kuruluşlar tarafından güvenilirliği ve etkisi test edilmektedir. Öte yandan ülkemizde sağlık bakanlığımız tarafından alınan aşılar iç sağlık otoritelerimiz tarafından bir dizi testlerden geçirilmektedir.

Ülkemiz sağlık altı yapısının donanımlı olması, sağlık profesyonellerimizin mesleki açıdan yeterliliği sayesinde bu süreci birçok dünya ülkesinden çok iyi şekilde atlattık. Tabi mesele bununla bitmiyor. Hepimiz üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz. Sosyal mesafeye uyarak, toplu alanlardan kaçınarak ve en önemlisi maskemizi takarak her daim bireysel önlemimizi alacağız.

Bu üç kuralı yerine getirdiğimize göre sıra aşı olmaya kalıyor. Sağlık bakanlığımızın özverili ve nitelikli sonuçlar aldığı aşı çalışmalarımızla birlikte her gün yüzbinlerce insanımız aşı oluyorlar. Bizlerde randevu sıramız geldiğinde hiç tereddüt etmeden randevumuzun olduğu sağlık kuruluşuna giderek aşımızı olmalı ve virüsten korunmak noktasında hem kendimizi hem de çevremizi güvene almalıyız. 

Gelin aşılarımızı olarak korona virüsten korunalım, kurtulalım.

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar