RAHMANIN RAHMETİ VE İNSANIN MERHAMET(SİZLİĞ)İ
M. Fatih KAHRAMAN

M. Fatih KAHRAMAN

RAHMANIN RAHMETİ VE İNSANIN MERHAMET(SİZLİĞ)İ

18 Ekim 2020 - 14:50

Rahmet kavramının yüce Kitabımız ekseninde boyutlarına baktığımızda şunları görüyoruz: Nimet, Kur’an-ı
Kerim, nübüvvet, İslam, İmanda sebat ve hidayet, muhafaza (koruma), rızık, yağmur, af ve mağfiret
(bağışla(n)ma), sevap ve cennet.
Rabbimizin rahmet vasfıyla ilgili mübarek isimleri ise şu şekildedir: Rahman ve Rahim, Tevvâb, Razzâk, Gafûr, Halîm, Kerîm, Vehhâb, Vedûd, Şekûr.
Rahmetin tecelli ve yansımaları; dünyevî ve uhrevî olarak tezahür etmektedir. Dünyevi tezahürleri maddî ve manevî diye ikiye ayırmak mümkündür.
Dünyevî manevî tecelli ve tezahürleri: Akıl, Yüce Allah’ın insana rehberler (Peygamber, Kur’an-ı Kerim, İslam) göndermesi, hikmet (sünnet), ilim, ahirete iman, tövbe, evrendeki nizam ve intizam.
Maddî tecelli ve tezahürleri: Ahsen-i takvim üzere mükemmel (fizikî, biyolojik) yaratılış, rızık, aile hayatı (evlilik, çağa çoluk), rüzgârlar, yağmur, denizler, hayvanlar, mevsimler.
Uhrevî rahmet tecelli ve tezahürleri: Mutluluk, huzur ve saadet, iyiliklerin karşılığının kat be kat fazla
verilmesi, hayrın ve şerrin karşılıksız kalmaması, ebedî cennet ve nimetleri, Allah’ın rızası, şefaat, cemalullahı görmek, cennetteki zevk u sefa, cennet ziynetleri, cennet yiyecekleri-içecekleri, cennet köşkleri, cennet hizmetçileri vs.
Rahmet sözlükte: “merhamet etmek, severek ve acıyarak korumak, şefkat ve merhamet” anlamına gelir.
Bir kutsî hadiste, “Benim rahmetim gazabımı aşmıştır” buyrulmuştur (Buhârî, Bedʾü’l-ḫalḳ, 1). Başka bir hadisi şerifte ise: “Yüce Allah’ın (c.c.) Rahmeti 100 parçaya ayırıp birini yeryüzüne yönelttiği, bu sayede bütün canlıların merhamet duygusu ve içgüdüsüyle davranışlar sergilediği, geride kalan doksan dokuz merhametini ise ahiret hayatına bıraktığı” bildirilmiştir.” (Buhari, Edeb, 19)
Bunca teknik bilgiden sonra gelelim günümüz insanına; bugün insanoğlunun yaptıklarına bakınca yeryüzünün en acımasız vahşi yaratığı durumuna geldiğini söyleyebiliriz. Kimse kimseye acımıyor. Kimse kimseyi hesaba almıyor, ilişkiler menfaate göre gelişip şekilleniyor. Gücü yeten yetene. Hayvanlar kendi aralarında insanlardan daha hassas ve merhametli gibi; insanlara karşı da öyleler, tâ ki insanlar onlara müdahale edinceye kadar. İnsanların sebep olduğu onca kötülük, hata, yanlış ve hadleri aşan vahşilikleri burada sıralamaya kalksak ciltler dolusu kitap meydana çıkar. Bazen kendi kendinize; bu kadarını yapmak vallahi şeytanın bile aklına gelmemiştir dediğiniz idraki ve havsalayı zorlayan o kadar çok pislik, kötülük, vahşet, ifrat, tuğyan, israf, şiddet ve ahlaksızlık cereyan etmektedir ki!
Yeryüzünden merhamet çekilmiş mi ne? Rahmetin olup olmaması bir nevi kulun talebine bağlıdır aslında; yani kul murad eder, Allah halk eder (yaratır). Onun içindir ki kimi bölgelerde rahmet olarak bilip inandığımız yağmurlar zahmete dönüşebilmektedir. Elbette rahmetin zahmetle birlikte olduğu da vakidir. Ancak şu da vardır:
;Rahmetim her şeyi kuşatmıştır.(A’raf, 156) ve “Şüphesiz ki Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat onlar kendilerine zulmederler.” (Yunus, 44) buyuran bir Rabbimiz var, bir de; “âlemlere, sadece rahmet olarak gönderilen.” (Enbiya, 107) bir Peygamberimiz (a.s.) vardır O da: İnsanlara merhamet etmeyene, Allah merhamet etmez ve Allah, kullarından ancak merhamet sahibi olan kimselere rahmetiyle merhamet eder.(Buhari, Tevhid, 2) ifadesiyle meselenin önemine dikkatlerimizi çekmiştir.
Rabbimiz dağılmayın, ayrılığa düşmeyin; Peygamberimiz (a.s.) de: “Ayrımcılık, bölücülük yapan bizden değildir”, “…Size cemaati tavsiye ederim. Ayrılıktan sakının. Zira şeytan, tek kalanla birlikte olur. İki kişiden uzak durur. Kim cennetin ortasını isterse, cemaatten ayrılmasın…” (İbn Mâce, Ahkâm, 27) “Cemaatte rahmet, ayrılıkta azap vardır.” (Münâvî, III, 470) buyurduğu halde biz çok dağıldık, paramparça olduk, aramızda ülfet ve muhabbet azaldı, hatta kalmadı diyebiliriz. İşte bu sebeple kişisel çıkarlarımız ön plana çıkmaya başladı ve merhameti elden bıraktık.
Hâlbuki yüce Allah, Rahman ismi ve sıfatıyla bütün canlıları hesaba alıp gayretinin, çabasının, çalışmasının ve tevekkülünün karşılığını cinsine, tipine, dinine ve inancına bakmadan vermiş ve nimetini kimseden esirgememiştir.
Peki insanoğlu ne yapmıştır? Bunu hepimiz biliyoruz. Ama buna mukabil yüce Allah’ın bir de “Rahim” ismi ve sıfatı da
var ki, bu da ahirette sadece mümin kullar üzerinde tezahür edecektir. Dolaysıyla bu dünyada mümin olarak kalıp ve
gereğince yaşamak oldukça önemlidir.
Konumuzu ilgili birkaç vecizeyle noktalayalım:
 “Küçüklerimize merhamet büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.” (Hz. Muhammed)
 “Merhametsizlik kılıcını çeken kişi merhametsizlerin kılıcı ile ölür.” (Molla Cami)
 “İnsanların seçkini faydalı olan kimsedir halk nazarında muteber kimse merhametli olan kimsedir.” ( Yusuf
Has Hacib)
 “Merhamet, her zaman intikamdan daha asiIdir. Merhamet ısmarIama oImaz, tatIı bir yağmur gibi gökten
düşer, verene de aIana da faydaIıdır.” (Shakespeare)
 “Sen yerde oIanIara merhamet et ki, gökte oIanIar da sana merhamet etsin. Senden aşağı oIana acı ki,
senden üstün oIan da sana acısın.” (Mevlana)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar