2021 Sevginin Hakim Olduğu Bir Yıl Olsun
  • Reklam
Uğur Çoşkun

Uğur Çoşkun

2021 Sevginin Hakim Olduğu Bir Yıl Olsun

11 Ocak 2021 - 20:29

Merhabalar,
2021 yılının tüm insanlığa sağlık,sevgi,bereket getirmesini Allah'tan diliyorum.
Yeni yıl insanların vicdanlarını kullandıkları, adaletin yaşandığı, sevginin hakim olduğu ve Allah'ın gücünün farkında olarak insanların Allah'a derin bir sevgi,ve muhabbet ile yaklaştıkları bir yıl olmasını diliyorum.
Evlere kapandığımız şu dönemde ne yapmalıyım diye aklımıza sorular geliyorsa bence en iyi cevap 'düşünce ufkumuzu geliştirmek, düşünce tembelliğinide ortadan kaldırmak' olacaktır.
Düşünmek, insana özgü en önemli yaratılış sanatıdır. Peki insan neyi düşünmelidir? Sadece yiyeceği yemek, kazanacağı mekvi yada maddi hesaplamalarımı ? En azından maddi kazançların şuan hiç bir değeri olmadığını insanlar görebiliyorlar. (Arabalar boş caddelerde duruyor,eğlence merkezleri kapalı tabiki çoğaltabiliriz...)
İşte tüm yaşananlar dikkatlice incelendiğinde İnsanın, Allah'ı gereği gibi düşünmesinden, daha önemli hiç bir şey olmadığını anlayacaktır. Peki insan Allah'ı nasıl düşünmelidir? Bunun cevabını Allah'ın indirmiş olduğu Kuran'dan öğreniyoruz.

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah´ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru." (Âl-i İmrân 3:191)

Allah kuranda yarattığı sistemleri düşünmemizi ve bu sistemleri insanlara anlatmamızı emretmektedir. Kuran da yine ayette şöyle bildirilmektedir;

Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten ve onunla adaleti kılan (uygulayan) bir ümmet vardır. (A’râf 7:181)

O, biri diğeriyle ´tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ´çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? (Mülk 67:3)

Ayetleri ile düşünmeyi ve düşündürmeyi Allah emretmiştir.
Düşünen akleden her insan, Allah'ın eşsiz yaratmasını anlayacak kapasitede yaratılmıştır.
Eline bir kitap alan insan, onun bir yazar tarafından belli bir amaç çerçevesinde yazıldığını bilir. Bu kitabın tesadüfen ortaya çıktığı aklının ucundan dahi geçmez. Aynı şekilde, bir heykele bakan insan, onun bir sanatçı tarafından yapıldığından hiçbir şüphe duymaz. Bırakın sayısız sanat eserinin kendi kendine oluştuğunu düşünmek, üst üste duran iki-üç tuğlayı bile mutlaka planlı bir hareketle bu şekle getiren biri olduğunu kimse inkar etmez. Dolayısıyla küçük ya da büyük, bir düzenin olduğu her yerde, mutlaka bu düzenin bir kurucusunun ve koruyucusunun olması gerekir.
Bu gerçeği akılda tutarak etrafımızı incelediğimizde ise çok önemli bir gerçekle karşılaşırız. Gördüğümüz evren, onun içindeki dünya ve üzerindeki canlıların her biri son derece düzenlidirler. Hepsi en az bir heykel ya da resim kadar detaylı ve en az onlar kadar "yapılmış"lardır.

O halde bedenimizden başlayıp, akıl almaz büyüklükteki evrenin en uç noktalarına kadar var olan tüm bu yapılmış varlıkların ve dengelerin de bir kurucusu ve yaratıcısı olmalıdır. Peki kimdir bu herşeyi ince ince düzenleyip meydana getiren Yaratıcı?
O, evrenin içindeki herhangi bir maddesel varlık olamaz. Çünkü O, tüm evrenden önce var olan ve tüm evreni sonradan yaratmış bir irade olmalıdır. Yani herşeyin kendisinden varlık bulduğu, ama kendi varlığı ezeli ve ebedi olan bir Yaratıcı....
Varlığını akıl yoluyla bulduğumuz bu Yaratıcı, kendi varlığını bizlere din yoluyla öğretir.
O üstün yaratıcı tüm gökleri ve yeri yaratan yüce Allah'tır. bir kuran ayetinde ;

 "Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah´ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.   " 
(Bakara 2:164, )

Evrendeki çok sayıda irili ufaklı gezegenin her biri büyük bir düzenin kritik önem taşıyan parçalarını oluşturur. Hiç birinin ne uzaydaki konumları, ne de hareketleri gelişi güzel değildir; tam tersine bildiğimiz bilmediğimiz sayısız detaylarıyla özel olarak ayarlanmış, belli bir amaç üzerine yaratılmışlardır. Nitekim evrendeki dengeleri etkileyen sayısız kriterden sadece gezegenlerin konumlarındaki değişim bile içiçe geçmiş dengeleri altüst etmek, karmaşaya sebep olmak için yeterli olabilecek niteliktedir. Ancak bu dengeler hiçbir zaman şaşmaz ve evrendeki mükemmel düzen de hiçbir aksaklığa uğramadan devam eder.
Bu, üstün güç sahibi olan Allah'ın kusursuz yaratmasıdır.
Evrendeki mükemmel düzen, canlılığın varoluşunun tesadüfi mekanizmalarla meydana geldiğini öne süren evrim teorisinin mimarı Charles Darwin'i dahi, evrenin yaratılışında tesadüflerin yeri olamayacağını itiraf etmek durumunda bırakmıştır. Darwin'in bu itirafı şöyledir:

"Bu muazzam ve harikulade evreni, çok geriye ve çok ileriye bakabilme kabiliyeti bulunan insan da dahil olmak üzere, kör tesadüf veya zaruretin eseri olarak görmek çok güç, hatta imkansızdır.
Evrendeki yaratılış gerçeği Darwin'e itiraf yapmak zorunda bırakmıştır. Çünkü evrendeki ihtişam da rastlantılara yer olmadığı bilimsel bir gerçektir.
Her şeyi tesadüf mantığı ile açıklamaya çalışan Evrim Teorisi, Evrendeki muhteşemlik karşısında yıkılmıştır. Materyalist felsefenin sonu bizzat gelişen bilim tarafından yıkılmıştır.
Evreni,doğayı akıl ve bilim yolu ile incelediğimizde Allah'ın Sanatı hemen anlaşılmaktadır. Bir örnek konuyu açıklamak için yeterli olacaktır.
Ay ile Dünya arasındaki mesafe Dünya'da hayatın devamı ve birçok dengenin sağlanması açısından son derece önemlidir. Öyle ki bu mesafedeki küçük değişiklikler bile önemli olumsuzlukların meydana gelmesine sebep olabilir. Örneğin Ay ile Dünya arasındaki mesafe;

◉ Eğer biraz daha yakın olsaydı, Ay Dünya'ya çarpardı.
◉ Eğer biraz daha uzak olsaydı Ay uzayda kaybolur giderdi.
◉ Eğer biraz daha az yakın olsaydı, Ay'ın Dünya üzerinde meydana getirdiği gel-gitler tehlikeli boyutlarda büyürdü.
◉ Eğer biraz daha az uzakta olsaydı, gelgit olayları azalırdı ve bu da okyanusların daha hareketsiz olmasına neden olurdu.

Sadece birkaç örnek bile kainattaki sistemlerin,Yaratıldığını göstermek için yeterlidir. Bilim gözü ile akıl gözü ile baktığımızda Allah'ın gücünün sanatının her yanı kuşattığını görmekteyiz.
Evrendeki her detay bizlere Allah'ın benzersiz yaratmasını,ilm-i ile her şeyi kuşattığını göstermektedir. Bize düşen işe bu bilimsel gerçekleri Allah'ın yaratılış gerçegini samimi olarak öğrenmek kavramak ve düşünmek olacaktır.
Bir Kuran ayetinde ;
Allah... O´ndan başka İlah yoktur. Diridir, Kaimdir. O´nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O´nundur. İzni olmaksızın O´nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O´nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O´nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O´na güç gelmez. O, pek Yücedir, pek büyüktür.  (Bakara 2:255, )

Yeniden görüşmek dileği ile ...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar