Reklam
GARİP BİR KURBAN BAYRAMI
M. Fatih KAHRAMAN

M. Fatih KAHRAMAN

GARİP BİR KURBAN BAYRAMI

27 Temmuz 2020 - 09:42

Uzun zamandan beridir ki bayramlarımız çeşitli nedenlerden ötürü garip geçmektedir. İzdiham
içre yapayalnızlığa sürüklendiğimiz günümüz dünyasının birçok maddi-manevi sorunuyla boğuşan
insanımızın huzur içerisinde mutlu bayram geçirebilmesi o kadar zor hale gelmiş ki!
Aile bağları zayıflamış, irtibatlar kopmuş, onca israfın yanı sıra alım gücü noktasında ciddi
sıkıntılar yaşanırken gönül huzuruyla ve ağız tadıyla bayram yapmak mümkün görünmüyor şimdilerde.
2020 yılına öyle bir giriş girdik baktık ki sonuna doğru hızlıca yaklaşıyoruz. Ne olacağımızı bilemiyoruz.
Hangi sürprizlerle karşılaşacağımızı kestiremiyoruz. Dünyayı kasıp kavuran salgın hastalık ‘Covid-19’
etrafımızda tur atıyor. Devlet işinde çalışamayıp da orada-burada çalışıp ‘pandemi’ nedeniyle iş
yapamayan ve kazanç elde edemeyenlerin ekonomik ve psikolojik durumları ile dinî bir bayrama nasıl
gireceğini tahmin edersiniz, belki de çoğumuz zaten yaşamaktayız.
Kurbanlıkların, yapılacak olan pazarlıkların, meydana gelebilecek olası kalabalık ortamların
tehlike sinyali vermesi kaçınılmazdır. Herkes şimdiden bu ve benzeri hususları kara kara
düşünmektedir. Ziyaretleşmeler ve olması gereken muhabbetler olmayacak bu bayramda. Bayram,
bayram gibi olmayacak. Bu kadar yaz sıcaklığının içinde soğuk bir bayram geçireceğiz.
Gariplikler neredeyse her konu ve alana sirayet etmiş bulunmaktadır:
 İtaat azalıp isyanlar çoğalmaktadır.
 Kimse göründüğü gibi değil; şimdi maskeler sadece yüzü değil karakterleri de
gizlemektedir.
 Bir vakfiye olan Ayasofya’mız 86 ayıl aradan sonra öz kimliğine kavuşurken içeriden-
dışarıdan rahatsız olanlar var.
 Camilerde adaptan ve sünnet olan safların düzgünlüğü ve sıklığı salgından dolayı
bozulunca sosyal hayata yansımaları da ona göre oldu.
 Hırsızlık, gasp, şiddet ve cinayetler hız kesmiyor.
 Gelirler giderleri karşılamıyor.
 Başında besmele çekilemeyecek işlere kalkışlınca rızıklarımızda; misafirsizlik ve
yaşlılarımızın evlatlarından ayrı tutulmaları dolayısıyla hanelerimizde bereket kalmadı.
 Faize ve krediye bulaştırılmayanımız kalmadığı için borçlar, gam ve keder
maneviyatımızı zedeledi.
 Ne yediklerimizde ne de (eksik-fazla) amellerimizde bir haz, tat alamaz olduk.
 Okullar ve anne-babalar istedikleri evsafta evlat ve insan yetiştiremez oldu.
 Din üzerinden Allah’a bile mesafeli duranlara ilaveten hâlâ ukalaca istismar edenler
var.
 Terör ve komşu ülkelerle yaşadığımız olumsuzluklar devam ediyor.
 Ne idüğü belirsiz(!) ‘İstanbul Sözleşmesi’ açmazımız sürüyor.
 Tahammülsüzlük, belirsizlik ve istikrarsızlık gibi gariplikleri sayabiliriz.
Muhatap olduğumuz olumsuzlukların ötesinde nadir de olsa olumlu şeyleri görebiliyoruz,
görmeliyiz de. Ancak çok yetersiz. Bu yüzden gazete okumak ve haber programları dinlemek ve izlemek
istemiyor çoğumuz. Elbette bir köpek leşinin parıldayan dişlerinin ne kadar da beyaz olduğunu
gözlemleyip dile getirmek de inancımızın gereğidir. Zira her şeye rağmen umudumuzu asla yitirmiyoruz
ve diyoruz ki: “Allah var, gam yok.”
Sözün özünü, Yüce Rabbimiz mealen şöyle ifade buyurmuştur:
“(İnsanın) Onun önünden ve arkasından (devamlı) izleyenleri, takipçileri vardır. Onu Allah’ın
emriyle gözetip korumaktadır. Bir millet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allah onların durumlarını
değiştirip bozmayacaktır. Allah da bir kavme (İslam’dan ve insanlıktan uzaklaştıkları için ceza olarak
bela ve musibetler gönderip çeşitli) sıkıntı ve kötülükler diledi mi, artık onu önleyecek ve geri
çevirecek (bir güç) de (yoktur,) bulunmayacaktır. Onların Allah’tan başka velileri (ve sahipleri de
yoktur) çıkmayacaktır.” (Ra’d Suresi, 11)
Şimdiden 2020 yılı “Kurban Bayramı”nın hayırlar getirip, tüm dünyada huzur ve barışa vesile
olmasını Mevlâ’mızdan niyaz ediyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar