Reklam
Monotonluk
Kişisel Gelişim Uzmanı Şule Kaya

Kişisel Gelişim Uzmanı Şule Kaya

Monotonluk

04 Mayıs 2020 - 16:31

Monotonluk, birçoğumuz tarafından şikâyet edilen bir kavramdır. Genellikle bu kavramı şikâyet etmekle yetiniriz, ona anlam yükleme noktasında pek de bir ötesine geçmeyiz. Bu hususta ne yapılması gerektiğinin de bilinmesine yönelik bir gayret içinde de bulmayız kendimizi.

Peki, nedir Monotonluk nedir?

Sabah kalktınız, elinizi yüzünüzü yıkadınız, hazırlanıp işe ya da okula gittiniz. Yahut Da evdesiniz; evde yapmanız gereken işlerle meşgul oldunuz. Akşam oldu yemek, televizyon, uyku şeklinde bir kısır döngünün içinde yine kendinizi buldunuz.

 İlk zamanlar belki çok keyif alarak yapılan her şey, bir süre sonra monotonlaşan hayatlara dönüşerek, eskisi gibi pozitif hislerle gerçekleşmeyen ve yaşanmayan dolayısıyla huzurla beslenemeyen hayatlara dönüşüyor.

Ataletin sebeplerinden biri de monotonluktur. Yani tekdüzeleşmek, sıradanlaşmak... Sıradanlaşan insanlarla gelişen sıradan hayatlar, ne yapacağını bilmemekten çok, eyleme geçecek gücü kendisinde bulamayan insanlar üretmeye başlıyor.

Biliyoruz ki Peygamberimiz (as),  her vakit namazını mescitte kılardı. Mescide giderken de her gidişinde farklı yollardan gittiği kitaplarda yazmaktadır. Bugünün modern psikolojisi, bu davranışın tükenmişlik sendromu önündeki engelleyici sebep olduğu konusunda hemfikir.

            Gün içinde yapmanız gereken, hayatımızda sorumlu olduğumuz çok şey var. Bunlardan vazgeçmek ve kaçmayı tercih etmek mümkün de değil. Tüm bunları keyifli hâle getirerek aynı şeyleri yaparken farklı yollarla yapmak bizi hem monotonluktan, hem de ataletten koruyup kurtaracaktır. Yorulduğunuzda mola verme hakkımız vardır. Ama monotonluk pes etmemize sebep olur.

            Monotonluk, motivasyonu da etkileyen bir faktördür. Bu durum tıpkı tavuk mu yumurtadan, yoksa yumurta mı tavuktan meselesi gibidir. Siz de monotonluğun etkisi altında olduğunuzu düşünüyorsanız motivasyonunuz da bundan etkilenir. Sizin de motivasyonunuz bir türlü istediğiniz şekilde değilse, monoton bir düşünce ve duygu sisteminin çarkları arasındaki kısır döngüde yaşayamaya çalışıyorsunuz demektir.

            2006 yılında Genç Gelişim Dergisi'nde bir çalışma paylaşılmıştı. Yurt dışında bir üniversitede 100 kişi üzerinde yapılan bu uygulamanın amacı, deneye katılan kişilerin IQ derecelerinde artış sağlamaktır. Deney öncesinde yapılan test sonuçları ile deney sonrasında yapılan test sonuçları arasında %40 oranında artış tespit edilmiş. İşte o program:

            C.TESİ: Dişinizi her zaman kullandığınız elinizle değil, diğeriyle fırçalayın ve gözünüzü kapatarak duş alın.

            PAZAR: Sabah saatlerinde bulmaca çözün ve kısa yürüyüşe çıkın.

P.TESİ: Akşam yemeğinde yağlı balık yiyin. İşe yürüyerek, bisikletle ya da daha önce kullanmadığınız bir araçla gidin. 

SALI: Sözlükten bilmediğiniz sözcükleri öğrenin ve bunları günlük yaşamınızda kullanmaya çalışın.

ÇARŞAMBA: Yoga, pilates veya meditasyon derslerine katılın. Daha önce tanımadığınız bir insanla konuşun.

PERŞEMBE: İşe daha önce kullanmadığınız bir yoldan gidin. Televizyondaki ciddi bilgi programlarını izleyin.

CUMA: Alkol ve kafein tüketmekten kaçının.  Alışverişe çıkarken listeyi ezberlemeye çalışın.

Bu deneyi salt manada zekâyı artıran bir deney olarak sınırlamamak gerekir. Bir haftalık olarak hazırlanan bu programda, her zaman yapılan şeylerin ve alışkanlıklarımızın farklı yollarla yapılması öneriliyor. Monotonluğun sebebi de hep aynı şeyleri yapıyor olmak değil, aynı şeyleri aynı yollarla yapıyor olmaktır.

            Sıradanlık insanı sınırlar ve gelişmesini de engeller. Gelişemeyen bireyler ise değişemez ve dönüşemezler.

 

Şule Kaya

Kişisel Gelişim Uzmanı-

İdealist Genç Düşünürler Derneği Kadın Kolları Başkanı

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar