Reklam
NUSRA CEPHESİ
Dr İmbat MUĞLU

Dr İmbat MUĞLU

KORONAVIRÜS BIR BIYO-TERÖR ARACI MI?

NUSRA CEPHESİ

20 Nisan 2020 - 00:36

15 Mart  Arap Baharı’ndan esinlenen Suriyeliler daha iyi şartlar altında yaşamak için demokrasi
yanlısı gösterilere başladı.Beşar Esad rejiminin gösterilere karşı cevabı ise çok acımasız ve kanlı oldu.
Olaylar bir yanda Suriye’nin dört bir yanına yayılırken, Rejim zulmü ve baskısı da yoğunlaştı.Bunun
üzerine harekete geçen halk, Esad rejimine karşı silahlanarak kendi içlerinde sivil örgütler kurmaya
başladılar.Beşar Esad’ın;dış destekli terör diye tanımladığı muhalif silahlı sivil halkın direnişini
bastırmak için şiddeti arttırdı.Ve ülkeyi bir daha dönüşü olmayan iç savaş bataklığına sapladı.Esed’in
talimatı ile halkına zulüm eden Suriye Ordusu’nda görev yapan bir çok subay bu zulme dur demek için ,
rejim ordusundan ayrılarak Özgür Suriye Ordusu gruplarını oluşturdular. Ülkedeki iç savaşta muhalefetin
meşru askeri kanadı olarak konumlanan ÖSO halktan da çok ciddi destekler alarak,bir dönem ülkedeki
tüm cephelerde etkin hale geldi.Suriye iç savaşın her geçen gün artması ile Özgür Suriye Ordusu’nun
(ÖSO) dışında birçok selefi ve farklı ideolojideki silahlı gruplar ortaya çıktı.Bunların bir kısmı uluslar
arası aktörlerin desteklediği oluşumlar olurken, bir kısım oluşum ise bulunduğu bölgelerde muhalif
kitleleri korumak için bir araya gelen silahlı örgütlerdi. Bu örgütlerin en güçlü ve en tehlikelilerinden biri
dünya çapında faaliyet gösteren El Kaide’nin Suriye yapılanması olarak bilinen El Nusra oldu. 2011 yılı
itibarıyla cihadi grupların başını çeken El-Kaide Suriye’de kendine ait yeni hakimiyet alanları oluşturup
hem askeri hemde finansal kapasitesini artırmak için faaliyetlere başlamıştır.ABD’nin Irak’ta yaptığı işgal
sonrası yeniden toparlanmaya başlayan Irak İslam Devleti (IİD) örgütü kendi saflarında bulunan Suriye
asıllı militanlarını Suriye’deki iç karışıklığı fırsat bilerek ülkede etkinliğini artırmak için Ebu Bekir el-
Bağdadi talimatı ile buraya gönderdi. Bu militanların arasında Suriyeli Ebu Muhammed Culani’de
vardır. 22 Ocak 2012 tarihinde Ebu Muhammed Culani Nusra Cephesi’nin kuruluşunu ilan etmiştir.
Nusra Cephesi kurulur kurulmaz Esed rejimine karşı daha önceden alt yapısını yaptığı saldırıları
gerçekleştirdi.Örgüt Suriye sahasında kendine yer edinmek ve destek almak için halkı rejimin zulmünden
korumak için böyle bir oluşum yaptığını deklare etti.Belirlediği bu misyona uygun bir isim seçerek ismini
“Cebhetu’l-Nusra li ehli’ş-Şam min Mucahidi’ş-Şam fi Saha’til-Cihad” (Şam Halkını Korumak için
Nusret [Yardım] Cephesi) olarak duyurmuştur. 2012 yılının başından 2013 yılının ortalarına kadar Suriye
sahasında çok etkin rol alarak rejim karşıtı muhalifleri arasında çok önemli bir yer edindi. Bu dönemde IŞİD ile güç mücadelesi başladı.Nusra Cephesi lideri Ebu Muhammed Culani ile Ebu Bekir Bağdadi’nin
arası, Bağdadi’nin 2013 yılında Nusra ile birleşerek ( Devletü’l-İslamiyye fi’l-Irak ve’ş-Şam)Irak-Şam
İslam Devleti kurduğunu açıklaması ve Culani’nin ise birleşmeyi reddetmesi sonucu açıldı.Bundan sonra
El-Kaide’nin Suriye ve Irak liderleri olan Bağdadi ve Culani arasındaki güç mücadelesi
başlamıştır.DEAŞ kısa sürede Suriye bir çok yerleşkeyi bünyesine kattı.DEAŞ aynı zamanda Nusra
Cephesi’ne ait birçok merkezi, silah depolarını ve maddi kaynakları ele geçirmiştir.Nusra Cephesi
kendini DEAŞ’a karşı savunmak için koruma zırhı olarak El-Kaide tercih etmiş ve bağlılığını ilan
etmiştir. Nusra Cephesi’ni , ABD 15 Aralık 2012, Fransa 30 Mayıs 2013, Birleşik Krallık 19 Temmuz
2013, Türkiye ise 2014 yılının Mayıs ayında terör örgütleri listesine dahil etmiştir. Nusra Cephesi, El

Kaide’ya biatından dolayı BM tarafından terör örgütü listesine alınmıştı. ABD ve Rusya’nın öncülüğünde
Şubat 2016 yapılan Suriye görüşmelerinde, ülkede “şiddetin durdurulması” ve kuşatma altındaki
bölgelere insani yardımların ulaştırılması konularında anlaşmaya varılmış fakat alınan kararın terör
örgütleri DAEŞ, El Nusra ve BM Güvenlik Konseynin terör örgütü olarak tanımladığı gruplar için
geçerli olmayacağı belirtilmişti. Rusya ve ABD öncülüğündeki koalisyon İdlib ve Halep’te güçlü olan
Nusra Cephesi’ni hedef almaya devam etmişti.Muhalifler Nusra Cephesi’nin El-Kaide’ye bağlılığından
dolayı rahatsızlıklarını ve bir an önce El-Kaide’ye biatten vazgeçilmesi gerekliliği dile
getirilmiştir.Beşşar Esed’in Halep;e ve İdlib’e yönelik saldırılarını yoğunlaştırması sonrası Nusra
Cephesi ile ortaklık kuran muhalif grupların El Kaide ile bağlantısını kesmesi için baskılar daha da
artmıştı. El-Nusra Cephesi 28 Temmuz 2016da El-Kaide;den ayrıldıklarını duyurarak isim değişikliğine
gitti ve grubun adı;Şam’ın Fethi Cephes olarak değiştirildi.Fakat bu yeni isim de muhalif grupları
kendileriyle birleşme konusunda ikna etmemiştir. Ayrıca Birleşmiş Milletler tarafından yapılan
açıklamada, grubun adını değiştirmesine karşın terör listesinde kalacağı; duyurulmuştu.28 Ocak 2017
tarihinde Liva’ul Hak, Nureddin Zengi Hareketi, Şam’ın Fethi Cephesi adı altında Nusra Cephesi ve diğer
pek çok küçük grup kendilerini feshederek Heyet-i Tahriru’ş-Şam’ı (Şam’ın Özgürleştirilmesi Heyeti,
HTŞ) oluşturmuştur.Yeni oluşumun lideri Ebu Cabir olurken,askeri lideri ise El- Nusra Cephesi lideri
Ebu Muhammed Culani olmuştur.

Dr.İmbat MUĞLU

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar