"BABA" DEMEYİ ÖZLEYENLERE
Dr İmbat MUĞLU

Dr İmbat MUĞLU

KORONAVIRÜS BIR BIYO-TERÖR ARACI MI?

"BABA" DEMEYİ ÖZLEYENLERE

22 Haziran 2020 - 17:37

Canım Babam,
Öyle çok hatıralar biriktirmek isterdim ki seninle, öyle çok oyunlar oynamak ve sabahlara kadar sana sıkı
sıkı sarılarak uyumak, sabahlara kadar “Mem û Zîn”'i,”Ğezal ü Zaybend”i ,”Şıvane “Kurmanca’yı, “Sina-
Mrü”yü (Zümrüdü Anka kuşu) ve anlatacağın daha nice hikâyeleri dinlemek… Sen bana ‘kure min raze’
(oğlum hadi uyu) dedikçe son bir kere daha söylemen için yalvarmak... Seni öyle çok
tanıyabilmek,hissetmek,dokunmak,anlamak isterdim ki babacığım! Elimden tutup, beni okula bırakmanı
beklemek…İlk öğrendiğim Türkçe kelimeyi akşam eve gelince defalarca sana anlatmak…Sonra da hep
söylediğim Kürtçe ‘Ez ji te hez dıkım bavo’ cümlesinin ilk kez Türkçe halini öğrenip de heyecanla ‘Seni
çok seviyorum baba’ demek… Seninle doyasıya elele köy meydanında boylu boyunca yürümek, top yada
saklambaç oynamak… Büyümek ve seninle dertleşmek, köyümüzden başka köylere hatta şehirlere
beraber gitmek…İlk karnemi birlikte almak ve sonra da senin benim başımı okşayarak ‘aferin oğlum’
demeni beklemek…Utana sıkıla sevdiğim ilk kızı sana anlatmak…Okumak, tabiri yerinde ise adam
olmak, vatana, millete hayırlı evlat olmak…Biliyor musun babacığım tüm bunları seninle hiç
deneyimleyemedim ben. Çünkü sen, ben henüz çok küçükken veda etmişsin bizlere. Sana dair ne varsa
hep başkalarından, en çok da hasretinle yanıp tutuşan, ömrünü bize adayan benim canım anam, senin
güzel İnci’nden büyük bir merakla dinledim. Senin ne kadar iyi bir insan olduğunu, yiğitliğini, mertliğini,
adam gibi adamlığını, güler yüzlülüğünü ve beni kesinlikle çok seveceğini… En sevdiğin yemeği, içtiğin
çayın demini, hep gittiğin yerleri, en sevdiğin arkadaşını ve çok daha fazlasını hep başkalarından
öğrendim babacığım.Sana ait tek bir fotoğraf vardı yalnızca hep başucumda duran.O resmin arkasına da
yazı yazmayı öğrendiğimde, sana hep söylediğim ve son nefesime kadar da söyleyeceğim ‘‘Seni çok
seviyorum baba’ cümlesini yazmış, sonra da o güzel resmini bir kağıda sarıp sarmalaştım. Çünkü sen son
nefesini verdiğin günden beri Gülbahar ablam ne zaman adını duysa, ne zaman sana ait olan o tek
fotoğrafını görse bayılır dakikalarca kendine gelemez, ayıldığı zaman bile saatlerce ağlar, ağlar, ağlar. İşte
bundan ötürü benim güzel babam, bahsettiğim bu fotoğrafın hepimizin evinde başucunda ama üstü hep ya
oya işlemeli bir örtü ile örtülü yada bende olduğu gibi bir kağıda sarılı durur. Seni hep bu fotoğrafındaki
o yaşınla hayal ettim, sen benim aklımda hiç yaşlanmadın. Boyun, kilon ve yüzün hiç değişmedi, hatta
saçının tek teli bile ağarmadı babam. Bir de o gözlerindeki bakış, o dahi aynı kaldı benim için. Gözlerimi
ne vakit kapatsam hep tek bir halin vardır hayalimde, sana dair her şeyi ve hiç yaşayamadığımız tüm o tek
bakışın içine sakladım. Hadi, dursun şimdi zaman! Gel de babacığım, yaşamadığımız her ne varsa yaşayalım
birlikte. İçimde biriken onca çocukluk özlemime inat; seninle yine yeniden eksik kalmış tüm
sevinçlerimizden bir dem vuralım . Say ki ben hiç büyümedim baba, sen ise hiç gitmedin. Zümrüd-ü Anka
kuşunu, Kaf Dağını, Mem û Zîn'i anlatmanı çok özledim ben. Hadi ,hadi bir masal daha anlat oğluna. Sana
söz babam, bugün değil ama bir gün yanına geleceğim ve artık birlikte kutlayacağız o günden sonraki tüm
Babalar Günü’nü. Seninle şimdiye kadar yapamadığımız her ne varsa doyasıya yapacağız sonra da.
Seni çok ama çok çok seviyorum benim canım babam…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar