Bir halkın içinden çıkmış mutasavvıf, ârif, âlim, bilim...
  • Reklam

Bir halkın içinden çıkmış mutasavvıf, ârif, âlim, bilim adamı ve şair: Şeyh Âhmed-i Hani

Hakkında çok şey yazılmış eserleri ve şiirleriyle Kürtçe konuşan Müslüman topluluklarda büyük etki bırakmıştır Şêx Ehmedê Xânî. Yaşamış olduğu dönemde gerçekleştirdiği icraatlar ve çalışmaları ile ülkenin önemli değerlerinden olmuştur.

21 Aralık 2020 - 21:49

Hayatı hakkında net bilgilerin elde edilmesi için ciddi çalışmalara ihtiyaç duyulan Şêx Ehmedê Xânî/Şeyh Âhmed-i Hani'nin hayatı hakkında net veriler, kaleme aldığı bazı eserlerin ışığında şekillenmektedir.


Kaleme aldığı ve büyük bir üne sahip olan Mem û Zîn eserinde Hicri 1061 (Miladi 1651) yılında dünyaya geldiğini yazan Ahmed-i Hani Hazretleri yine Mem û Zîn eserini 44 yaşında tamamladığını belirtmektedir.


Lewra ko dema ji xaybê fek bu


Tarixê Hezâr o şist o yek bu


İsâle gihêşte çil o çaran


Wi pişirewê günah-kâran


Tercümesi:


Gayb aleminden kopup (bu dünyaya) geldiği zaman ki, bin altmış bir (1061) tarihiydi. Günahkarların öncüsünün bu sene (yaşı) kırk dörde vardı. (Çeviri: Müfid Yüksel)

Bir halkın içinden çıkmış mutasavvıf, ârif, âlim, bilim adamı ve şair: Şeyh Âhmed-i Hani

Şeyh Ahmed-i Hani kimdir?


Babasının adı Şeyh İlyas, annesinin adı Gulnigar olan Şeyh Ahmed-i Hânî Hazretleri, kaynaklara göre Hakkari'nin Yüksekova (Gever) ilçesine bağlı Hani köyünde dünyaya geldiği ve bu yüzden Hânî lakabını aldığı, bazı kaynaklarda ise Hakkari civarında Hânî aşiretine mensup olduğu ve bazı kaynaklarda ise 1928 yılı resmi kayıtlarına göre, bölgede Hânik adıyla üç köy olduğu ve bunların; Hakkari'nin Beytüşşebab ilçesine bağlı köy, yine Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Bacirge Beldesi'ne bağlı ve son olarak da Ağrı'nın Tutak ilçesine bağlı köyler olduğu yer alıyor.


Babası Şeyh İlyas Efendi'den ilk olarak ders almaya başlayan Hânî Hazretleri, fıkıh ile başladığı eğitim serüvenine ilk olarak Bayezid Sancağına bağlı Muradiye medresesinde daha sonra Ahlat ve Bitlis medreselerinde öğrenim görmeye devam eder. Botan ve Mezopotamya'da da devam eder öğrenimine. Bağdat, Şam, Halep ve İran medreselerinde de uzunca yıllar öğrencilik hayatı yaşar.


Bazı kaynaklarda Ahmed-i Hani Hazretleri, özellikle Suriye medreselerinde Antik Yunan felsefesini, Mezopotamya ve İran medreselerinde ise İslam felsefesi, astronomi, şiir ve sanat tekniğini öğrendiği yer almaktadır.


Eserleri ve şiirleriyle Kürtçe konuşan, Müslüman topluluklarda büyük etki bırakan iyi bir eğitmen ve dil uzmanı olan Şêx Xânî Hazretleri şair ve mutasavvıflık yönü her ne kadar ağır basıyor olsa da Xânî Hazretleri edebiyat tarihinde paha biçilmez eserleri ile birlikte bilinen 74 şiiri tespit edilmiştir. Yaygın bir kanıya göre Coğrafya ve Astronomi ile ilgili Erde Xweda (Allah'ın Arzı) adlı eserinin var oluğu biliniyor.



Bilinen eserlerinden Mem û Zîn, Nubihar (Nubâr) ve Eqîda İmânê/Akide-i İmân adlı Kürtçe manzum eserleri, yıllarca medreselerde okutulan ve okutulmaya devam edilen eserler talebelere kaynaklık ediyor. Hânî Hazretleri Nubihar/Nubar adlı eseri ile Arapça ve Kürtçe arasında bir köprü oluştururken, 'Çarkuşe' olarak bilinen beş kıtalık şiiriyle de her mısrası dört dilden biriyle yazarak Kürtçe, Türkçe, Arapça ve Farsça arasında şiirle kuvvetli bir bağ kurmuştur.


Çârkûşe


Fâte umrî fi hewake yâ habîbî kulli hâl


Ah u nâlem hemdeme şûd der firakat mâh u sâl


Ger benim kanım dilersen çokdan olmışdır helâl


Dîn o ebter bûm ji aşqê min nema aql u kemâl


Ente fikrî fi fuâdî ente rûhî fi’l-Cesed


Leşker-i ğamhâ-yı tû milk-i dilem wîrânî kerd


Dade geldim aşk elinden isterim senden meded


Wâ tatârân birne yaxma aql o dîn o milk o mâl


Şêx Xânî Hazretleri, hayatını adadığı halka hizmet noktasında eğitimlerini düşünmüş ve yaşadığı dönemde halkın eğitiminin kolay olması ve eğitim verebilmek için pratik, halkın kavrayabilecekleri metotlar geliştirmiş bu metotların çerçevesini hem Arapça hem de Kürtçe dillerinde yapmıştır. Özellikle çocuklar için Nûbihara Biçukan adlı eseri yazar ve eserinde "Ne ji boy sahip rewacan, belki ji boy piçûkên Kurmancan" diye ifade etmiştir. Yani 'Eseri küçük çocuklar için yazdım' der.


İshakpaşa Sarayı'nın temeli 1674 yılında atılırken Ahmed-i Hani dua okumuştur. Daha sonra Bayezid'te Muradiye Camii'nde imamlık yapmış ve Bazyezid Beyi Mir Muhammed'in divan kâtipliğinde bulunmuştur. Onunla yakınlığını, ona sevgisini bir şiirinde ifade etmiş, ölümüne dair üzüntüsünü belgelemiştir.


Şeyh Ahmed-i Hani/Şêx Ehmedê Xani'nin 40-41 yaşlarındayken Bayezid Bey (Eski Bayezid) Camii'nin aşağı tarafında kendi namına bir cami inşa ettirdiği, Prof. Yüksel Bingöl'ün, Araştırmacı-Yazar Müfid Yüksel ile paylaştığı kitâbe fotoğraflarından, Şêx'in bir mermer kitâbede ta'lik ettirdiği anlaşılmaktadır



Doğubayazıt’ta  Şeyh Ahmed El-Hani/Şêx Ehmedê Xani Cami-i Şerifi'nin kayıp iki beytlik 1102/1690-91 tarihli Kürtçe manzum kitâbesi


Bu Kürtçe manzum kitâbeye göre bu camiyi Şeyh Ahmed El-Hani bu camiyi 1102/1690-91 tarihinde kendisi yaptırmış.


Mahzâ eserê xeyri nedihat ji destê Ehmed


Tewfiq nedaya wi ger padişahê Emced


Gulbang ji xeybê hat livir kongehe tarix


Me’bud inâyet kir çêbuwe ev me’bed (1102)


Tercümesi:


Ahmed’in elinden yalnız başına bir hayır eseri çıkmazdı


Çok yücelik sahibi Padişah (Rabb) eğer ona tevfik vermeseydi


Gaybten bir çağrı geldi burada, tarih söyleme yeridir


Mâbud inâyet etti, ortaya çıksın diye bu mâbed (1102)


Son mısra ebced hesabı ile Hicri 1102 tarihine tekabül etmektedir. (Çeviri: Müfid Yüksel)


Hizmetinin ve ömrünün büyük bir kısmını geçirdiği Bayezid'de vefat eden Şeyh Ahmed-i Hânî, Bayezid Bey (Eski Bayezid) Camii aşağı tarafında kendisinin inşa ettiği anlaşılan caminin bitişiğine defnedilmiş ve müstakil bir türbe yapılmıştır. Said Nursî’nin de gençliğinde kabrini ziyaret ederek ondan feyiz aldığı nakledilir (Târîhçe-i Hayat, s. 35).

Bir halkın içinden çıkmış mutasavvıf, ârif, âlim, bilim adamı ve şair: Şeyh Âhmed-i Hani


Şeyh Ahmed-i Hani Hazretlerini türbesi ve İshak Paşa Sarayı


90'lı yılların başlarına kadar sağlam kalmayı başaran cami ve türbe daha sonra tamamen yıktırılarak yeniden bugünkü şekli ile kesme taştan inşa edilmiş. Yeniden inşa edilen cami ve türbenin mermer kitabeleri ortadan kaldırılmış, mezarlığında/haziresinde yer alan birçok tarihi mezar taşı da kaybolmuştur.


Özelde Kürtlerin birliği, Kürtlerin diğer halklar gibi özgür yaşaması, Kürt kültürü ve Dili'nin özgürce gelişmesi için feryat eder, Kürtlerin aslında hiçbir yönü ile komşu halklardan geri olmadığını yalnızca birlik ve iyi yöneticilerden yoksun olduğunu savunmuştur.


Bu nedenle şiirlerinde komşu halkların sanatıyla, dilleriyle yarışır ve bununla Kürtlerin sahip olduğu yeri dile getirir. Ancak Ahmed-i Hani Hazretleri'nde başka halkları karşısına alan bir milliyetçiliğe rastlanmaz, tam tersine hep eşitliği gösterir. Komşu halkların kültürel, tarihsel, dinsel yakınlıklarını kardeşlik olarak görürdü.


Şêx Hânî'nin, İsmâil Bâyezîdî (ö. 1121/1709), Şerîf Han Cûlâmergī (ö. 1161/1748), Murad Han Bâyezîdî (ö. 1192/1778), Molla Mahmud-i Bayezidi (ö. 1275/1863), Şeyh Muhammed Celali (ö. 1326/1914), Halife Yusuf Topçu (ö. 1377/1965), Molla Musa Celali (Hayatta) gibi zatlar kendisinden etkilenen ve bıraktığı ilim mirasını takip eden ilim adamları, öğrenci ve takipçileri olmuştur.

Bir halkın içinden çıkmış mutasavvıf, ârif, âlim, bilim adamı ve şair: Şeyh Âhmed-i Hani


Şeyh Ahmed-i Hani'nin eserleri,


1- Mem û Zîn (Mizânu’l-Edeb): Yusuf- Züleyha; Leyla ile Mecnun, Ferhâd ile Şirîn gibi Mesnevî tarzında Kürtçe (Kurmanci lehçesinde) manzum bir eserdir. Eserde Botan emiri Emir Zeyneddin bin Abdal'ın kızı Zîn (Zinet) ile Sitti (Seyyideti)'nin, Mem (Mehmed) ile Taceddin arasındaki aşkın mecâzi bir şekilde işlenmesi esas alınmış. Kitapta asıl olan, irfân ve tasavvufi anlamda İlahî aşktır.


Mem û Zin'in Bağdat Yazma Eserler Kütüphanesi'nde yer alan 1165/1752 tarihli bilinen en eski yazma nüshasından sayfa örneklerinden bazıları:



2-Akîda İmanê: Bu yine manzum olarak yazılmış Kürtçe Eş’arî İslam akaididir. 70 beyit olarak yazılmış. Ehl-i Sünnet-Eş’arî akaidine göre temel İslam inançları izah edilmiştir. Hânî Hazretlerinin bu eseri medreselerde okutula gelmiş ve hala okutulup ezberletilmektedir.


Nûbar ve Eqîda Îmanê kitabının 1148/1735-36 tarihli Diyarbekir Yazma Eser Kütüphanesi nüshası No:75



3-Nubahar: Zamanın yasal okulları olan Medreselerde okuyan ilk aşama öğrencileri için hazırlanmış bir Arapça-Kürtçe hazırlık rehberidir.


Şeyh Ahmed-i Hani'nin diğer eserleri:


Eqîdeya Îslamê, (İslam'ın Akidesi)


Fî Beyanî Erkanî Îslam, (İslam'ın Temelleri)


Erdê Xweda, (Allah'ın Arzı), (Astronomi ve Coğrafya ile ilgili eser)


Dîwana Helbestan, (Şiir Dîvanı)


Şirên Fîlozofî (Filozofik Şiirler) (İLKHA)


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
YEŞİLYURT BELEDİYESİ DEPREM TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRDİ
YEŞİLYURT BELEDİYESİ DEPREM TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRDİ
​ÖNDER Malatya Şubesinden öğrencilere kaynak kitap desteği geldi
​ÖNDER Malatya Şubesinden öğrencilere kaynak kitap desteği...